İslam dünyasının kalbi Kâbe-i Muazzama’ya duyulan derin özlem, Esenler’de açılan çok özel bir sergiyle dindiriliyor. Koleksiyoner Bekir Kantarcı’nın 30 yılı aşkın süredir dünyanın dört bir yanından topladığı nadide eserler, “Kâbe Örtüleri ve Kâbe Yolunda Hatıralar” ismiyle ziyaretçilerini manevi bir yolculuğa çıkarıyor.
30 Yıllık Bir Birikim, Asırlık Emanetler
Pandemi döneminin getirdiği ayrılık hasretine bir teselli niteliği taşıyan sergi, Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde kapılarını açtı. Koleksiyonda sadece Kâbe örtüleri değil, aynı zamanda eski hac yolculuklarından kalan hatıralar, Surre alayı sandıkları ve asırlık belgeler yer alıyor. Serginin en dikkat çeken parçalarından biri ise 1600’lü yıllardan günümüze ulaşan ve ilk kez görücüye çıkan tarihi Kâbe örtüsü.





İslam dünyasının kalbi Kâbe-i Muazzama’ya duyulan derin özlem, Esenler’de açılan çok özel bir sergiyle dindiriliyor. Koleksiyoner Bekir Kantarcı’nın 30 yılı aşkın süredir dünyanın dört bir yanından topladığı nadide eserler, “Kâbe Örtüleri ve Kâbe Yolunda Hatıralar” ismiyle ziyaretçilerini manevi bir yolculuğa çıkarıyor.
30 Yıllık Bir Birikim, Asırlık Emanetler
Pandemi döneminin getirdiği ayrılık hasretine bir teselli niteliği taşıyan sergi, Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde kapılarını açtı. Koleksiyonda sadece Kâbe örtüleri değil, aynı zamanda eski hac yolculuklarından kalan hatıralar, Surre alayı sandıkları ve asırlık belgeler yer alıyor. Serginin en dikkat çeken parçalarından biri ise 1600’lü yıllardan günümüze ulaşan ve ilk kez görücüye çıkan tarihi Kâbe örtüsü.
Sergide Sizi Neler Bekliyor?
300’den fazla eserin yer aldığı bu manevi atmosferde, Osmanlı’nın kutsal topraklara olan hürmetini her adımda hissetmek mümkün:
Nadir Örtüler: 17. yüzyıl Osmanlı dönemine ait koyu yeşil parçalardan, 1850’li yılların lacivert örtülerine kadar geniş bir seçki.
Ravza-i Mutahhara Hatıraları: Peygamber Efendimiz’in (SAV) kabr-i şeriflerini süsleyen 350 yıllık yeşil Ravza örtüleri.
Hac Yolculuğu Objeleri: Hicaz demiryolu madalyaları, eski zemzemlikler, koku gulabtanlar ve şehadetnameler.
Sanat Eserleri: Cam altı tablolar, Kâbe tasvirli yağlıboyalar ve ahşap hilyeler.
“Bu Bir Sorumluluktur”
Koleksiyonun sahibi Bekir Kantarcı, bu eserleri bir araya getirmenin kendisi için bir mutluluktan öte, toplumsal bir sorumluluk olduğunu ifade ediyor. Uzun yıllar Mekke ve Cidde’de yaşayan Kantarcı, serginin gördüğü yoğun ilgiyi şu sözlerle özetliyor: “Eserlerin karşısına geçip saatlerce gözyaşı dökenler, buradan ayrılmak istemeyenler var. Bu bir tefekkür ve vuslat imkânıdır.”
Manevi Mirası Geleceğe Taşımak
İstanbul halkının Mekke ve Medine’ye gönderdiği hediyelerden Surre alayı seremoni detaylarına kadar her parça, ecdadımızın mukaddes topraklara duyduğu sevdanın birer nişanesi. Ramazan ayı boyunca ziyaret edilebilecek olan bu sergi, ziyaretçilerini sadece geçmişe değil, kutsal toprakların ruhuna götürüyor.




